İşte sözettiğimiz durumun sonucunda Intel üzerindeki baskı birden hafifleyiverdi. Yalnız, şirket yol haritasında herhangi bir değişiklik yapmayarak sunucu bileşenlerini bir masaüstü altyapısına nakletti. Sonuçta ortaya karşısına çıkan tüm rakipleri yerle bir edecek Skulltrail altyapısı çıktı. Size bu ilginç altyapıya ilişkin olabildiğince yoğun bilgiler vermek istediğimizden yazımızı üç ayrı bölüm halinde hazırladık.
Bu iki işlemciyi birleştirince karşınıza bir başarım canavarı çıkacak. Eğer sadece ardı ardına toplama yapmış olsaydık, 24 MB L2 önbellekli 25.6 GHz Core 2 başarımından sözediyor olacaktık. Hızaşırtma uygulayınca da bu hız 32 GHz'e erişmiş olacaktı.
Bir şey fark ettiniz mi? Skulltrail'in çıkışıyla beraber sanki Intel, AMD'nin izinden gidiyor. Intel D5400XS anakartı ve Core 2 Extreme QX9775'in her ikisi de iş istasyonlarından ev ortamına geçiş yaptılar ve Soket 771 bağlantısına sahipler. Anakart şu an pazarda olda tüm Xeon işlemcilerle uyumlu. Ayrıca ucuz dört çekirdekli işlemcileri kullanmak da mümkün.
Intel'in sekiz çekirdekli masaüstü teknolojisinden hiçbirimiz çekinmemeliyiz, bir şey hariç: yazılım şirketleri. Sekiz çekirdeğin hepsini birden destekleyen çok az sayıda uygulama var olduğundan Skulltrail sisteminin fiyat başarım oranı bundan çok ama çok olumsuz etkileniyor.
Sistemin başka bir olumsuzluğu ise harcadığı güç. Günümüzün en fazla güç tüketen kişisel bilgisayarıyla karşı karşıyayız. O yüzden kullanıcılar sadece sisteme astronomik paralar yatırmayacak, astronomik faturaları da ödemek zorunda kalacaklar.
Bunun dışında başka bir sorunda pazarlama yöntemlerinde çıkıyor. Pazarlamacıların yaptığı açıklamalar ve reklamların önemli bir kısmı gerçeği yansıtmıyor.
Bazı editörler biz dejavu durumuna maruz kalmış olabilirler. AMD'nin 4x4 altyapısının nasıl gelip gittiğini hep beraber gördük. Acaba Intel'in Skulltrail'i de aynı kaderi mi paylaşacak?